Bir bıçağın parlak yüzünde Ölümle tanışır gözlerin, Ensende suçun soğuk nefesi, Kapılıp kaçırılır düşlerin, Yanına kalır kan dökenin, Can alıp can verenin, Soysuzun eli bir kurbanın daha boynunda Kara, kara kapkara şehir, Işıksız, soluk şehir Umuda geçit yok Karanlık şehir... Yere gömülmüş beyinlerin yarattığı kara dünyada, Kuşatıldı ruhum geçmişin kirli sesiyle Nedir ki insan, bir kurşunluk can, yaşı onsekiz
Bembeyaz taşa sarılan... Yanına kalır kan dökenin, Can alıp can verenin, Soysuzun eli bir kurbanın daha boynunda Kara, kara kapkara şehir, Işıksız, soluk şehir Umuda geçit yok, Karanlık şehir... Bunalımlı çağın kara zindanıdır bu şehir, İnsanı kuldur, düşüncesi paradır, puldur, Akıl kopkoyu dehlizdedir. Sebebi çağların geriye itilişidir, Üzeri örtülen şehrin, derin uykuya girişidir...